ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Ünlü ressam ve heykeltıraş Mikalenjelo,10-11yaşlarına kadar ailesinden ayrıdır,İtalya’nın bir kasabasındadır, ailesi Floransa’da. Sanatçı sütannesinin ve onun kocasını yanında büyür. Bu adam taş yontucusudur ve Mikalenjelo o çalışırken onu izlemektedir. Daha sonra ailesinin yanına döner ve eğitimine başlar. Floransa’nın en ünlü öğretmeni sonunda babasına şöyle der:”Oğlunuz Latince ve Yunanca öğrenmeyi reddediyor, ben eğitiminden affımı istiyorum.” Sonra, sonrası. Da Vinci kadar büyük bir sanatçı çıkar ortaya: İşte eğitim.
Eğitim elbette belirli kurallara bağlıdır. Belli bir içeriğe sahiptir. Ama öğrencinin yeteneklerini yadsıyarak bir yere varamayız.
Her eğitimin belli bir yaşı ve zemini vardır. Tüm eğitimlerin aynı yerde ve zamanda olması galiba yanlış.
Bir öğrenci hayatın yanlış bir kapısında olduğunu en erken üniversite sınavlarında olmadı mezuniyetten sonra fark ediyor. 18-25 yaş arası: Telafi edilemez bir hata ve yanlış.
Neden tüm öğrencilerimize üniversite okutmak istiyoruz,her ile neden bir üniversite açıyoruz? 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü mesajında Milli Eğitim bakanı da eğitimin kalitesinden söz etti. Eğitimin kalitesi.....Bir mal ya da hizmet hem her yerde olacak hem de kaliteli olacak. Bu eşitlikçi bir yaklaşım gibi geliyor aman sakın bir tuzak olmasın? Çünkü sermaye kendi ihtiyacı olan elemanı açtığı özel üniversitelerde son zamanlarda sayısı çoğalan özel meslek liselerinde yetiştiriyor. Yani 10-20 yıl sonra kimin doktor,mühendis,avukat,hemşire,diplomat,kaymakam,vali;kimin teknisyen,tekniker,ataşe olacağı önceden belli. Oysa Milli Eğitim Temel Kanunu ihtiyaçlarımız doğrultusunda bir eğitim planlamasından söz eder. Ben de düşünüyorum........Hakkari’de, Şırnak’ta nasıl bir ihtiyaç vardır? O yörelerimizde bulunan nüfus ve onların eğitim ihtiyacı bu kadar fazla mıdır, yoksa........?????
Sizi bilmem ama dostlar, ben fena halde pireleniyorum. Neden mi,galiba biz bu filmin figüranlığından seyirciliğine düşürüldük. Ne dersiniz.....
14 Ekim 2010

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder