OKUMAZSAK
Çocuklar oynayarak öğrenir, doğru ama nerede oynayacak ve ne oynayacak ve neyi öğrenecekler günümüzde?
Malum, artık bahçeli, müstakil evler yerine 3 oda 1 salon dairelerde blok blok yaşıyoruz.Gittikçe artan araç sayısı sokakta oynayan çocuk sayısını geçti.Her boş arsa çocuklar için oyun alanıydı,oysa, şimdi biz büyüklerin oyuncağı olan arabaların park alanı.
Buna karşılık evlerimizin içi mi genişledi ne? Ancak dost bizi alışverişte görsün, görün de beni felsefesiyle aldığımız koca koca eşyalar evlerimizi de daralttı. Çocuklarımıza kala kala evin en küçük odası kaldı. Bu en küçük odada oyna, çalış,uyu,çalış, çalış dedik…
Dedik de sonuç ne oldu?
Sıkılan, bunalan çocuklarımız çareyi genel ağ(internet)da buldular. Orada oyun oynuyor. Hem de yüzünü hiç görmediği oyun arkadaşıyla yazışarak, yardımlaşarak, vd..
Kavramlar da onlardan anladıklarımız da değişti. Aile; sıcaklığı ile değil, okul; eğitim kalitesiyle değil sundukları olanaklar ölçüsünde değerli görülüyor.
Herkes bağırarak konuşuyor. Anlaşılmak istiyor, dinlenilmek istiyor, saygı görmek istiyor.
Peki kendi anlamaya çalışıyor mu, dinliyor mu, saygı gösteriyor mu?
Tüm bunlar uzak bir ülkenin tanınmamış bir yazarının öyküsü olsaydı keşke, unutulmazdı. Unutarak kendimize, milletimize ve ülkemize yararlı mı oluyoruz?
Gelin unuttuklarımızı anımsayalım
Gelin kitap okuyalım.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder